Ordu’dan Hakkari’ye bir Sex Hikayesi

Ordu’dan Hakkari’ye bir Sex Hikayesi
Merhaba arkadaşlar ben Oğuz, bir kadın için Ordu’da başlayıp Hakkari’ye kadar uzanan bir anımı anlatacağım sizlere.

O zamanlar Ordu’nun her sıradan yerlisi gibi ufak tefek bir kaç hektar fındık bahçesine sahip ailesinden birisiydik. Askerden geleli neredeyse 4 sene olacaktı, bende her işsiz genç gibi aileme yardım ediyordum.
Aklımı başıma almıştım artık. Uzun boylu, yakışıklı ve birazda kalıplı olduğum için kasabadaki bir çok kızın dikkatini çekiyordum ama o günler geride kalmıştı. kendimi tamamen işlerime vermiştim.

Her sene olduğu gibi genelde Hakkari’den ve Güneydoğu bölgesinden işçiler gelmişti. O yıl hasat diğer senelere göre verimsiz geçtiği için fazla işçi getirtememiştik. Yeni gelen bir kaç kişi dışında çoğunu tanıyordum, özelikle benimle sürekli haşır neşir olan Gurbet adında minyon tipli ve fırlama bir kız vardı. Dışardan soğuk gözüküyor olsalar da içlerine girince öyle olmadığını çabuk kavrıyordu insan.

Neyse gel zaman git zaman işçiler çalışmaya başladı. Çavuş iki tane işçi gurubu çalıştırdığı için ailesinin olduğu diğer grubun yanına gitti ve işçileri bana emanet etti. Gurbet’in yanına takılan, 23 yaşlarında bir kız vardı, bir kaç gündür aklım ona takılmıştı. Yuvarlak bir kalçaya ve bir o kadarda dik göğüslere sahipti, biraz zayıf olduğu için göğüsleri ve göbeği çıkıntılı duruyordu ve insanı fazlasıyla tahrik ediyordu. Başına sardığı yazmasının altında kızıl saçları ve yeşil gözlerini daha beter belli eden beyaz teni ile muhteşem bir Kürt güzeliydi. Resmen aklımı başımdan almıştı, böylesini ilk defa görüyordum.

Diğer iş verenlerin aksine, aralarına girip beraber çalışıp yardım ediyordum. Kısa bir süre sonra kız ile biraz kaynaştım adı Hazaldı, daha önce akrabası ile evlendikten sonra kocasının boşadığını Gurbet söyledi. Kaynı, yengesinin altınlarını çaldıktan sonra kaynanası tarafından hırsız damgası yemiş ve baba evine gönderilmiş.

Bir gün yine çalışırken telefon geldi, öğle molasına yakındı ve konuşarak uzaklaştım. Karşı bahçenin birazcık içerlerine kadar ilerledikten sonra telefon konuşmam bitti. İşçiler öğle molasında dinleniyorlardır diye acele etmedim, o anda ilerde ayak sesleri geldi ve bende sesin olduğu yere doğru ilerledim. Gelen kişinin Hazal olduğunu anladım, acaba beni takip mi etti diye içimden geçirdim ve yerimden kıpırdamadan bekledim. Hazal’ın etrafta bakmasından beni aradığına iyice emin oldum. Arkasına geçtim ve sessizce yaklaştım ve beni fark ettiği anda gülerek kaçmaya başladı. Fazla geçmeden yakaladım ve beraber kendimizi yere artık. Bacağım Hazal’ın bacaklarının arasında, ellerimle iki elini ileriye doğru bastırıp yüz yüze gedik nefesimiz bir birimizin yüzüne değiyordu.
Hiç bir şey söylemeden dudaklarına yumulurken Hazal’ın yüzündeki sıcaklık neredeyse yüzümü yakacaktı. Benim neredeyse yarım kadar olduğu için zar zor hareket ediyordu. Zevkten gözleri kayarken bir elimle elbisesini yukarı çıkardım ve göğüslerini yoğurmaya başladım, ateş gibi olan bacaklarında elimi gezdirirken birden elimi tuttu geç kalacağız deyip altından kaçtı.

O günden sonra bir kaç defa daha sevişme fırsatı buldum ama kesmiyordu artık. “Bir plan yapmalıyız” dedi, aklında ne var deyince “ bundan sonra ev işlerini ben yapayım diğer kadın fındık toplasın” dedi bende tamam dedim, nede olsa iş veren bendim.
Ertesi sabah İşçileri bıraktıktan sonra kaldıkları eve girer girmez Hazal elindeki elbiseleri yere attı ve “bir an hiç gelmeyeceksin sandım” deyip üstüme atladı. Odayı kendilerine has bir şekilde sadece minder ve yastıklarla doluydu. Duvarın dibinde sikimi pantolonun içinden çıkaran Hazal, kalınlığını gördüğü anda yüzünün şekli değişti ve “ben bunu alamam, eski kocamınkinin neredeyse iki katı bu” dedi, benim dayanak halim kalmamıştı “ ne demek alamazsın, sikim patlayacak” diye kızıştım. Bahçede olduğu gibi güle oynaşa yere uzattım yastıklar sağa sola gitmişti ikimiz uzunca minderin üstünde sevişiyorduk. Hazal’ın kendini kaybettiği bir anda sikimi yavaşça amcığına hizaladım, zevkten itiraz
edemiyordu. Birden bire kökleyince ağzı açık kaldı, ses çıkmasın diye ağzını yumularak kapadım.
Amcığına her girip çıktığında yavaş diye kızıyor ama bir yandan geniş omuzlarından tutup içine doğru
bastırıyordu. Kısa bir süre sonra boşaldım ve kendimi halının üzerine attım. Hazal yeni inen sikmi
okşayarak kaldırdı ve üzerinde zıplayarak iki kez daha boşalmamı sağladı, ardından üstümü
değiştirip yukarı çıktım.

Daha sonraki günlerde devam ettik ama artık sertleşmeye başlamıştık. Ben artık ne kadar sert
vurursam vurayım, hatta yeri geldiğinde saçını elimle dolayıp aşağılayarak siksem bile itiraz
etmiyordu.
Konu sex olunca her şeye razıydı, yeter ki onu doyuracak kadar boşaltabileyim. Bir defasında bulaşık
yıkarken dayanamadım ve yeni giydiğim üstümü çıkarttıktan sonra mutfağın ortasında sikmiştim.
Gözü hafiften yaşarmıştı ve “bu bana bir hafta yeter, ben çağırana kadar gelme” demişti.

O ay son günleriydi, sanki o gün hiç gelmeyecek gibi aklımdan çıkmıştı. Giderken telefon numarası
aldım fakat bir kez olsun ne çağrılarıma nede mesajlarıma cevap aldım. Kabullenmek biraz zor olsa da
sonradan anladım ki Hazal’ı takıntı haline getirmişim.

Evlendikten iki sene sonra yabancı bir numara aradı,
açtığımda Hazal’ın sesi geldi, zorda olsa Hakkari merkezde oturduğunu öğrendim ve aklındaki tek şey:
onda bulduğum zevki yapacağım son şey olsa da bir kez daha tatmaktı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir